16 Şubat 2012 Perşembe

Üzüm

Karanlığın en sessiz olduğu anda sen geliyordun aklıma
Bense bir hiçlik içinde hiçtim
Yapılması gereken onlarca şey varken
Beklemesini söylüyordum ihtiyaç sahiplerine
Bir torba erzak gibi kendimi yararlı görüyordum
Aslında bir torba bok gibi kokuş muştum ben

Sen ne kadar sevencensen ben o kadar iticiydim
O diyordum O hiç olmadığı kadar soğuk ve uzak
Bilmediğim bir duygu tamlaması yaşıyordum içimde
Ardı ardına diziyordum dizelere hislerimi, düşüncelerimi
İsyanlarım vardı ve isyan ettiğim şeylere isyan ediyordum ardı sıra
Kancıklar vardı etrafımda, kancıklaşmış insancıklar
Salça oluyorlardı bana
Salçasız yemek olmazdı zaten

Bildiğim bir şiir gibi bakan gözleri özlüyordu bedenim
Özlerken de hiç dokunmadığı geliyordu aklıma ellerinin
Oysa öyle böyle bir sarhoşluk değildi benim ki
Kasa kasa üzüm yesem bu kadar etki etmezdi
Hatta o üzümleri bir yerime sokabilecek olsam belki anca o hazzı alabilirdim

Ben ne kadar yıpratıcıysam, sen o kadar sağlamdın
Dayanıklı tüketim malı gibiydin
Ne yaparsam yapayım her zaman garanti kapsamındaydın
Üstelik son kullanıcı haklarımı tüketici mahkemelerinde aramama gerek bırakmıyordun
Ben kırıp parçalayıp attıkça kalbini sen bana hep sıfır kutusunda açılmamış yeni bir kalp veriyordun
Bununda kıymetini bilemeyen ben eğlenceli bir yalanda yaşıyordum

Mert Heper 22.07.2010

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder