22 Ekim 2012 Pazartesi

"unut artık onu"

dişiyle, tırnağıyla kazanılmış
ama sonunda kaybedilmiş bir zafer gibi
benim olan zafer
bir başkasının olmak üzere
tıpkı ülkem gibi
ve o emperyalist güçlerin uşağı
oturup karşımda gözlerimin içine bakarak
"unut artık onu" diyor
tepki veremiyorum
oysa ben inanç ve kanaatimin gereğini yapmalıyım
***
kadınım
soğuk odamda geçti çocukluğum
sobalı evimde
kalorisi düşük kömürler yakardık
kar yağarken her gece
ve karbondioksit gazının bize sis diye yutturulduğu devirlerde
bir dilim kuru ekmek yerdik ama o da şerefimizle
***
kaybetmek için bir şeyler vermeli dedi o kapitalist
bir şeyler verirken de özünü unutturmalı
düzeni böyle kurdu o şerefsiz
yalanlarla bir nesli uyutmalı
***
kadınım
bir bisikletim olmadı hiç benim
gidemedim hayallerimin peşinden uçarcasına
ya da ne bileyim meşin bir topum
koşamadım ardından
hatırlarım bazen top yapardık çöpe atılmış kola kutusundan
istedikleri de oydu
koş bizim markalarımızın ardından
bir keresinde
hava atmak için bir çocuk
getirmişti yerli malı haftasında okula
lıkır lıkır içmişti gözümüzün önünde
***
"unut artık onu" diyor
tepki veremiyorum
oysa ben inanç ve kanaatimin gereğini yapmalıyım
artık bu gaflet uykusundan uyanmalıyım

Mert HEPER 22.10.2012

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder