30 Haziran 2012 Cumartesi

sen

çıkart içindeki şeytanı
at gitsin
aklındaki düşünceleri
kulağına fısıldadıklarını unut gitsin
***
sen
sen benimsin
sen benimsin dememelisin hiç bir zaman
çünkü hiç bir zaman senin olmaz
***
çıkart içindeki şeytanı
bir kadeh daha doldur
buz at içine
soğusun
bencillik
bencillik olmaması gerekeni oldurmaya çalışmaktır
insan yaratılışı itibari ile bencildir
***
sen
sen benimsin
sen benimsin dediğin anda senindir belki
ama hiç bir zaman olmaz senin
dememelisin
***
çıkart içindeki şeytanı
ve düşünceler
çok önemli düşüncelerin
açıkça söyle korkma
ama karşındaki
çok önemli karşındaki
söylediklerini anlayabilecek mi?
her şey herkese söylenmeli mi?
***
gülmek
gülmek çok güzel
gülmek çok güzel karşındaki ile
ve karşındakini seviyorsan daha da...
***
sen
sen benimsin
sen benimsin deme, ya senin olmazsa
ya bir başkası alırsa onu senden

Mert HEPER 30.06.2012

29 Haziran 2012 Cuma

varken...

var olmak nedir diye düşünürüm
ya da yok olmak, bir uçak gibi
uluslar arası sularda vurulup düşürülmek
seni gördüğümde düşüyorum işte
üstelik savaş uçağı olmama rağmen sana gelirken hiç bir silah yok üstümde
çünkü gelirken ben sana tüm çıplaklığımla
çünkü gelirken ben sana tüm yalnızlığımla
çünkü gelirken ben sana tüm saflığımla geliyorum
ben gelirken sana barış şarkıları söylüyorum içimden
kimse duymasın istiyorum
o dışarıdan kışkırtan güçler bilmesin seni sevdiğimi
gizleyelim istiyorum aşkımızı
kimse görmesin
***
var olmak nedir diye düşünürüm
varken birden bire yok olmak
bir faili meçhul benim aşkım
gündüz tam öğlen 12 de karanlık içinde kaybolan
kimsenin tanımadığı sormaya korktuğu bir aşk
yükseklere tırmanırken birden biten, bitirilen bir aşk
***
off bebeğim
aklımı kurcalıyor varoluşlar da yok olmalar
birden bire, sebepli, sebepsiz
ve para diye bağırıyor içimdeki kapitalist
onu oraya ben daha çocukken koymuşlar
içine girdi mi bir şey
çıkarmak zor
***
var olmak nedir diye düşünürüm
ya da yok olmak
kapının önüne ayakkabıların konuyor
bir bayrak
pelesenk olmuş bir kaç söz
giden belki mutludur belki de mutsuz bilinmez ama
mutlak acı bırakıyor arkada
***
ve sen gözleri güzel aşkım
kadınım demeye dilim varmıyor sana
kıyamıyor dilim konuşurken
korkuyor yüreğim seni sevmelerden
hayır sevmek suç değil ama ya kapılırsam aşkına
ya hiç bırakmazsam, bırakamazsam seni diye geliyor aklıma
dokunmayı istiyor ellerim ellerine
arkama bakmadan kaçıp gitmek geliyor içimden
varken yok olmak

Mert HEPER 29.06.2012

26 Haziran 2012 Salı

bıraktın

bırak seveyim o güzel yüzünü
ya da o minik dudaklarına bir kez dokunayım
karşımda görmek yetmez aslında seni
kollarımın arasına bir kez alayım
nazlım, nazların en güzelini yapanım
canım, canımın içi
gözlerinin içi gülüyor beni görünce
benimkiler de seni görünce
uzun zamandır unuttuğum bir his bu
sen hatırlattın
bir ateş düşürdün kalbime
ve o ateşi orada öylece bıraktın

Mert HEPER 26.06.2012

25 Haziran 2012 Pazartesi

Karakter

kimseyi tanıyamazsın gerçek anlamda
eğer istersen kimse de seni tanıyamaz
...
balık tutmak dahi incelik ister bu hayatta
öyle ben oltamı aldım gidip 1 kilo balık tutayım diyemezsin
yemlemen lazım uzun zaman belli bir noktayı
ve sabretmeyi bilmelisin
...
karakter
karaktere gelince
karakter her insanın sahip olabileceği bir şey değildir


Mert HEPER 25.06.2012

24 Haziran 2012 Pazar

taaa

Bir rüzgar olup okşamayı isterdim saçlarını, nazikçe onları koklamayı ve bir öpücük koymayı isterdim dudaklarına, sımsıkı sarılmayı isterdim sana ve benim olmanı... Ama olmayacak görüyorum ve göre göre vaz geçemiyorum senden.

Vakti zamanında acılar olgunlaştır insanları demişti bir abim ama hiç bahsetmemişti olgunlaşırken insanın sona yaklaşacağından. Sona yaklaşmaya başladıkça eskileri, yaşanmışlıkları çok daha iyi anlıyor insan ve kendine ders çıkarıyor onlardan.

Karanlık çöktü gene geceye
Ve ben yalnızlığımın soğuğunda üşüyorum
Kaderimin yazgısı duvarlar mı diye düşünüyorum
Hayır olmaz

Soruyorum geceye
Yalnızlığı yaşayan tek ben miyim ?
Belli oda yorgun
Cevap vermeye pek niyetli değil
Yada küskün bana kim bilir ?

Peki ne yapmalıyım ? sorusu var aklımda
Yapacak hiçbir şey yok , bir şeyler olsa da
Benim halim yok
Karanlık çökmüş bir kere geceye
Etrafta hiç ışık yok

Olmayacak bir sevdaya düşüyor bazen insanın kalbi ve olsun diye yalvarıyor hiç durmadan yaratıcıya, ne olur olsun, ne olursa olsun ama o benim olsun diyor, aşk bazen aklını kaybetmişlik oluyor, delilik...

Ben hiç istermiyim senin kalbini kırmak, kendi kalbimi sökerim senin için de senin kalbine dokunamam, dokunamam işte o güzelliğe kirli ellerimle, kıyamam ama aşk kıydırıyor bazen istemeden, aşk bu dedim ya aklını kaybettiriyor insana...

Küfürlerim var gecenin karanlığında boşluğa sarf edilmiş, kimse duymamış ama çığlık çığlığa küfürler. Sana değil sakın yanlış anlama hepsi kendime edilmiş, ya da hayata çoğu zaman...

Ve bu küfürler bazen küfretmeyi bilmeyenlere ağır geliyor...

küfür ediyorsun diyorlar
küfürleri ardı ardına sıralayarak
şerrefsiz çok olunca...
küfrün adı günah
...
etme eyleme diyorlar
küfürleri ardı ardına sıralayarak
tamam ben etmeyeyim de
işte o de si çok önemli çok
edep diyorlar ya edep
edepten bahsediyor bana
"edep"iyat yapıyor
senin de, edebinin de, küfrünün de taaa amına koyayım

Mert HEPER 24.06.2012

Çocuk


Bir oyun muydu tüm yaşadıklarım?
Yoksa sevgi miydi sadece?
Kader nasıl belirlenmişti?
Ve acılar nasıl bu kadar kolay yaşanabiliyordu?
Sevgi
5 harfli bir oyuncak mıydı?
Yoksa yaşanamayacak kadar kutsal mı?

Ben çocukken oyuncaklarımla oynamaya kıyamazdım onları paketlerinden dahi çıkaramazdım geçer karşısında oturur ve onlarla sohbet ederdim belki onlar benim olduklarının yada benim onlara verdiğim değerin farkına varamazlardı.

Ben hep acılarımı da mutluluklarımı da içimde yaşardım.

8 yaşında bir çocuktu her gün kırtasiye dükkanının vitrininde duran o kırmızı arabaya bakmaya giderdi ,onla oturur konuşur her şeyini ona anlatır ve bir gün onla oynayacağı anın geleceği hayalini kurardı , çok geçmedi çocuk harçlıklarını biriktirmişti ve o hayalindeki arabayı almak için koşa koşa kırtasiye dükkanına gitti artık o hayalini kurduğu her gün vitrinin önünde oturup konuştuğu oyuncak araba onundu. Tezgahtar parlak kutusunda ki arabayı çocuğa verdi çocuk arabayı eline aldığında heyecandan ne yapacağını şaşırmıştı , eve geldiğinde oyuncağını hala kutusundan çıkaramamıştı ,aradan günler geçti ama çocuk oyuncağı kutusundan çıkaramıyor ve oynamaya kıyamıyordu yinede onu satın almadan önce olduğu gibi oturup onla konuşuyor ve hayaller kurmaya devam ediyordu , bir gün çocuğun bir arkadaşı onlara misafirliğe gelmişti çocuk arkadaşına meyve suyu getirmek için odadan çıkıp geri döndüğünde elindeki meyve sularını yere düşürmüş ve bir şok yaşamıştı , o oynamaya kıyamadığı her gün karşısına geçip konuştuğu ona dertlerini mutlulukları her şeyini anlattığı oyuncak arabası arkadaşının elindeydi oysa çocuk daha ona dokunamamıştı bile.

Büyük bir acım var içimde
Kimse bilmiyor benden başka
Ve sen yoksun ki yanımda
Zaten anlatamam sana da
Kaybetmekten korkuyorum seni
Benim olamamandan
Denemeyi göze alamıyorum
Bir acım daha olsun istemiyorum içimde

Mert HEPER

23 Haziran 2012 Cumartesi

Ufaklık

gözünde korkular vardı
gözlerinin en derininde
ufaklık
kork muşsun belli ürkmüş sün
hayat acımasız bilirim
sen çok erken öğrenmişsin
...
aşk yaşamak zor bu öldürülmüş cumhuriyet şehirlerinde
kaçıp gitsem buradan...
taa senin yanına
ama vatan da sen gibi ufaklık
sırları var, acıları
terk etmek kolay mı?
...
anlat her şeyini bana
üzülsem de dinlerim
ve üzülsem de senin yüzün asılmasın diye yüzüne gülümserim
sarıl bana
insanlar neden sarılır biliyor musun?
...
çığlıklar, şehvet, seks kokar aşk şiirleri
bizimkinde hüzün de olacak belli
ve "bu ülke" diye çıkıp "nutuk"lar atmaya başlarsam bir gün
aşk hapishanelerine koyacaklar beni
...
unut o zalimleri, unut
nasıl olacak bilmiyorum ama her şeyi unut
bir beni unutma sakın
ufaklık beni aklından çıkartma
dokunmak istiyorum sana
dokunmak ama sadece kalbimle
neden kalbimle biliyor musun?
...
ben kararlıyım şerefimden ödün vermeyeceğim
bu çağda çok zor biliyorum
ama yenilmemek için direneceğim
belki tanklar geçecek yollarımızdan
silahlar toplar
ya da ne bileyim mezarıma bir iki karanfil atacaklar
...
ben kararlıyım ufaklık
sen de ol
işte o zaman özgürlük güvercinleri gibi uçacağız
korkusuzca göklerde kanat çırpacağız
sırf sen, ben değil
bak göreceksin binler, on binler, yüz binler, milyonlar olacağız
herkes kıskanacak bizi
biz ise herkese inat mutlu kalacağız
...
ben inanıyorum ufaklık
sen de inan
kahkahalar dolduracak sokakları
ve hürriyet diyecek bu vatan

Mert HEPER 23.06.2012

22 Haziran 2012 Cuma

belki okursun zaman bulup ya da ne bileyim gelirsin diye

süt içtim, dilim yanmadı
ama o içince zehirlendi
merdiven altlarında üretilen kanserojen yiyecekler sarmış etrafımızı
...
son baharın rengidir sarı
görebilecek miyim acaba
...
gözleri
gözlerinde kaybolabilecek miyim ?
...
para yok
iş yok
merdiven altlarında sevişen kadınlar sarmış etrafımızı
...
o da beni sevecek mi söylediği gibi ?
yoksa ilk görüşte benden iğrenecek mi ?
...
sana gelmelerim olacak bundan sonra
ve kaçarcasına gitmelerim muhtemele dahildir
zaten olmayacak bir şey olmaz bu bağlamda
seversen beni kalbim her daim senindir
...
sakın doğurma
kürtaj yasak
merdiven altlarında öldürülen bebekler sarmış etrafımızı
...
ok gibi saplandı kalbime hınzırın kızı
aklım ise çamura bulandı
...
kanasın midem
kan ağzımdan
kan ağzımdan çıkan kelimelere
kan boşalsın
kan ki bırakma beni
...
laik'miyim sana
oysa artık birbirine "hiç laik değil bu düzenin insanı"
...
ben seni öpersem belki tokat yerim yüzüme
ama sen beni öpersen...
ah...
sen beni öpersen...
sen beni öpersen kesilir ayaklarım yerden
sönmüş bir volkanın patlaması gibi
küllerim saçılır yeryüzünün dört bir yanına
açıklayamaz hiç bir seismologist yaşananları
sadece sen ve sadece ben biliriz gizli sırrımızı

Mert HEPER 22.06.2012

21 Haziran 2012 Perşembe

işte öyle

KIZ :
bir gün dudakların kurursa okyanusu getiririm sana
akşam ayazında üşürsen güneşi getiririm sana
gönlün sevgi istiyorsa kalbimi veririm sana
hayat da aşk görmek istiyorsan gözlerimi veririm sana
yıldızları istiyorsan gökyüzünü getiririm sana
sen benim her şeyim ol sensiz dünya yerin dibine batsın
ERKEK :
dudaklarım kuruduğunda okyanusu getirme sen okyanusum ol benim
eğer üşürsem akşam ayazlarında güneşi getirme bir gülüşün ısıtır beni
gönlüm seni istiyor sök al kalbimi
başkasına bakmasın gözlerin, gözlerinin içinde hep göreyim kendimi
yıldızlar diyorsun hangi yıldız senin kadar önümü aydınlatabilir ki
sen ışığım, aşkım, kalbim, okyanusum, sevgilim, kadınım olmazsan esas dünya o zaman yerin dibine batsın

21.06.2012

Gel...

minik adımlarla gel,
ben de minik adımlar atayım,
kavuşmamız uzun olsun,
kavuşunca bu "son" olsun,
bitmesin hiç aşkım,
bitmesin hiç aşkın,
bırak ruhun yanımda özgür kalsın,
bırak ruhum yanında...
senin için çarpsın kalbim,
eğer benim için bir kez atarsa kalbin o bana yeter...
düşünce olarak komünistim aslında
bazı bazı liberal
ama sen söz konusu isen işte tam bir faşist
...
istemeye hakkım belki yok seni
ama sevmek, senin de dediğin gibi sevilmek hakkım değil mi?

minik adımlarla gel,
ya da tutma kendini koş bana
yolun sonunda değil ortasında buluşalım seninle
sarılalım şehvetle
bırak, dursun o anda zaman
bırak, umursamayalım hiç bir şeyi
sen, ben...
birbirimize aşk sözcükleri söyleyelim daha önce hiç söylenmemiş
daha önce kimse böylesi kelimeler bize ettirmemiş
nefesinin sıcaklığı hissedeyim tenimde
nefesimi hisset...
düşünce olarak kıskanç değilim
hatta çok umursamaz
ama sen söz konusu isen işte tam bir paranoyak
...
bilmiyorum ne olacak

ense kökümde bir ağrı var
oturdu oraya gitmiyor bir türlü
ve terli ellerimle ben sana yazıyorum
içim eziliyor her kelimende
...
bana bir öpücük verin
yoksa gelip yanına seni öpeceğim
...
sen söz konusu olduğunda
sen söz konusu
sen söz
...

aşklar biter elbet
aşklar biter elbet
ama bitmez gibi geliyor bana
sana neler hissettirir bilmiyorum
yaz, son bahar, kış, ilk bahar
sonsuz
yolun sonunda sen varsın, ne kadar da çıkmak istesem, ne kadar geri donmek istesem de ayaklarım bırakmıyor sana dogru geliyor
gel...

Mert HEPER 21.06.2012

dinmese de

kan ağlar bu sabahlarda yurdumun dört bir yanı
bir de dört yanında bazı bazı şerefsiz evlatları
içimde derin bir acı
bana bir öpücük ver canım, sevgilim, kadınım, inancım...
dinmese de durulsun acım
...
bitirilmeye çalışılır bu sabahlarda yurdum
şu çıplak olan kral, bize götüyle mi gülüyor ne
dört bir yanı boyalı yıldızlarla bir bayrak parçası
o krala emir mi veriyor ne...
...
bana bir öpücük, yok yok ısır beni canım, sevgilim, karım...
bunu küçükken bir filmde görmüştüm
çok seviyordu kadın, ısırıyordu...
sen kanat dudaklarımı, sevmelerin en güzelini yaşat bana
ama sakın kanatma kalbimi
...
yurdum, memleketim, aşkım sensiz olmaz bunlar
ve özgürlük için bağıralım sevişmelerimizde
sokaklara taşsın sesimiz
öyle ki bizi duyanlar da atsın kendini sokağa
hep birlikte haykıralım "ya istiklal, ya ölüm"
...
yeter ki sen bana inan hayatım, tatlım, balım, memleketim
şerefsiz evlatları dört yanında olsa da bana güven
içimde derin bir acı ve öfkem
bana bir gülücük ver karım
dinmese de durulsun acım

Mert HEPER 20.06.2012

20 Haziran 2012 Çarşamba

Kabotaj Bayramı

ben sana yetemezdim
sen de asla benim istediğim kişi olamazdın
çocukluğumdaki Kabotaj Bayramı gibiydin
şimdi unutulmuş, kutlanmayan ama tarihi hep hatırlanan
seni unutturan hep dış güçlerdi
bana benliğimi unutturan
kalbim piçti biraz benim
tamam tamam biraz değil baya piçtim ben
ama piçler de severdi
istemeden sevdim ben


Mert HEPER 19.06.2012

17 Haziran 2012 Pazar

bir gülüş yeterdi

yağmur sırasında kokar ya toprak
işte öyle kok istiyorum
dol ciğerlerime
sen ben ol istiyorum

bir söz
bir kelime yeterdi  sevgili
bir bakış
bir gülüş yeterdi

kaybetmenin hüznü var içimde
senelerin yorgunluğu
ve sırf senin aşkındandır
bu sırtımın kamburu

bir dokunuş
bir sızı yeterdi sevgili
bir öpüş
bir gülüş yeterdi

Mert HEPER 15.06.2012

16 Haziran 2012 Cumartesi

bir olalım

karanlıkta bulalım birbirimizi
görmeden dokunalım,
hissetsin tenimiz tenimizi
seninle ben bir olalım.
sonrası ıslak olsun biraz
mesela acımasız olsun
tüm vücudunda dolaşırken ellerim
içimize istemsiz bir huzur dolsun
bilelim birbirimize aitiz o an
isteyelim o an sonsuz olsun
terimiz karışırken terimize

içimize istemsiz bir huzur dolsun


Mert HEPER 07.04.1999

15 Haziran 2012 Cuma

çocuk

bir şey istiyorum çocuk
böyle her şeyi değiştirecek bir şey
hani masallarda olur ya
sihirli bir tılsım belki
hani bu ülkeyi değiştirecek bir şey çocuk
dokundursam bir avuç toprağa
acıları dindirecek bir şey
tüm sorunları bitirecek
hani bu dünyayı değiştirecek bir şey çocuk
açlık kalmayacak
göz yaşı akmayacak
bir sallasam tüm dünya aydınlanacak
hani belki seni beni değiştirecek çocuk
bir şey istiyorum çocuk
ne istediğimi ben de bilmiyorum

Mert HEPER 14.06.2012

1 Haziran 2012 Cuma

cennet bahçesi

uzaktan gördüm onu
irem
cennet bahçesi demekmiş adının anlamı
ben pek cenneti hak eden bir adam değildim ki
yine sikeyim dedim bahtımı

Mert HEPER 12.12.2011