31 Temmuz 2012 Salı

defaatle

damarlarımda akan bu kirli kan dolaştıkça
mutlaka beynime de gelecektir bir parçası
yine de
bundan sonra bir başkasını sevmek zor sanırım
söküp attım daha önce defalarca kalbimden insanları
defaatle attım, çıkardım kalbimden insanları
damarlarım paslı, bu kirli kanımla beni daha ne kadar idare ederler
kabir korkusu aklımda
yalnızlık zor be
daha ne kadar atar bu kalp insanları
ya da ne kadar girer insanlar
yine de
bundan sonra bir başkasını sevmek zor sanırım
senden başkasını sevmek zor sanırım
bir başkasını sen yapmak zor
seni bir başkası yapmak zor
bir başkası zor
başkası zor
geriye kalıyor "aşk"
ben
kitlenmiş bakıyor gözlerim uzaklara
sen
buna dalmak dersin boşluğa
ben
yanında olamamak
bir başkası ise aman siktir et başkalarını
çünkü ben defaatle çıkardım attım kalbimden başkalarını
hiç sevişmediğimiz geliyor aklıma
sevişmeyi bırak...
aşk sözcükleri dahi fısıldayamadım kulağına
tutamadım ellerini
sarılamadım sana
bundan sonra bir başkasını sevmek zor sanırım
zor kesinlikle ama sen varken aklımda
sanmıyorum bir öküzün betondan bir ruhu olacağını
alacağım elime kırmızı bayrağımı...
sokaklar canrevan içinde...
kanhıraş bir çığlık...
tutamadım kendimi yine bak
çünkü
bundan sonra bir başkasını sevmek zor sanırım
parmakla gösterecekler aha bu diye
sanmıyorum küçük kuşların yüreklerinin seslerini dinlemediğini
damarlarımda akan bu kirli kan dolaştıkça
çok sansürlü fikirlerim olacak benim
ve yüreğim hep sana atacak belli
ama ben defaatle def ettim yüreğimdekileri
bak gene akıl kaşıntıları tuttu beni
defterime yazamıyorum artık
ama onda çok güzel sözler var
söz vermişti bana tutmadı
söz verme bana tutmazsan üzülüyorum
mesela lunaparka götüreceğim seni diye sakın
sus
biliyorum istemsiz işlerin olacak ve zamanın bana kalmayacak
bana ekstralar ile gelmene gerek yok ben zaten seni...
damarlarımda akan bu kirli kan dolaştıkça
ne zaman doldu bu kan diye soracağım
ne zaman girdi vücuduma
aklımda binlerce sen
söküp attım daha önce defalarca kalbimden insanları
insanlar yalancı, riyakar
insanlar senle eş değer bakıyor
değer mi insanlar
yağmur, kar, güneş...
bir gülüşün...
sahnelerde oynanamayan oyun gibi aşkımız
bir kaşarlı sandviç sakız çiğniyor tam karşımda
aşkımız kusursuz olsa
kusurlar
dokuz kusurlu hareket var oysa
ve mutlaka yapılacak bunlar bu oyunda
ama ben defaatle def ettim yüreğimdekileri
sırf bana kusurlu hareketleriyle gelmesinler diye
siperler kazdım kendime
ve yattım içlerinde sabahlara kadar
kimseler görmesin diye
bilir misin üstünden kurşunlar geçerken orada durmak nasıl bir duygu
herkes gözünün önünde
oysa ben söküp attım daha önce defalarca kalbimden insanları
şimdi ise sadece siluetleri karşımda
yüzüme bakacak yüzleri yok yüzsüzlerin
sen yüzsüz olma
hatırlayayım hep yüzünü
o güzel gül yüzünü
ya da sabahlarda sevişmelerimiz olsun
bir çift içi gülerek bakan güzel göz gözlerimde...

Mert HEPER 31.07.2012


30 Temmuz 2012 Pazartesi

ara

geldim
ben geldim
hiç bir şey yokmuş gibi sana geldim
bekledim
oturdum bir bankın üstünde senin aramanı
ara
ara
ara
aradın
duydum sesini
neredesin?
tam karşında, tanımadın
tanıyamadın beni biliyorum değişmişti ruh halim
ve mekana yabancıydık ilk kez orada buluşuyorduk, oysa daha önce vilayette
kalmadı şimdi öyle bir durak
babam, annem o an aklımda değildi
değildi işte umurumda
sen
sen çıkmıştın ya karşıma
umurumda olması gereken hiç bir şey umurumda
anlattın, anlattım
gittin, gittim...
gittin, bittim...

Mert HEPER 02.03.2008

26 Temmuz 2012 Perşembe

etti mi bu da onbir

zaten hep söylenen en güzel kelimeler kaybetmemize sebep olmazlar mı ?
ne garip
ağzı var dili yok kuşların
ya da dili var ama söyleyecek kelimeleri
biliyorlar onlar işlerini
kulağa kaçan nasıl bir böcek böyle ?
kaçıyor mu gerçekten kulağa ?
yoksa bir kocakarının iftirası mı ? ihtirası mı ?
duyma sakın o kelimeleri
söyler isem sen de siktir olup gidersin benden
ve beni bu sefer kimseler toparlayamaz yeniden
bunu senden önce en az on kişiye daha söyledim
ama bu sefer sen duyma istedim
etti mi bu da onbir
bir kase erik duruyor önümde
ciğerlerim ise delik
kafamın almayacağı bir kaç şey var hayatta
sen mesela
sen bana inanmazsın
ama içimden geçen her kelime sana
küfürlerim de buna dahil
küfürlerim içimden ve dışımdan çıkarken ağzının tam ortasından öpmek istiyorum seni
çünkü küfürlerim güzel değil
zaten hep söylenen en güzel kelimeler kaybetmemize sebep olmazlar mı ?
tuhaf
birine değer verdiğini hissettirirsen ilk seni terk eder
gidenin canı yanmaz
ideolojik ister seni
göstermelik
ve bazen de göstermemelik
sana öyle şeyler anlatır ki
sana öyle şeyler ağlatır ki
en güzel kelimeleri beklesen de söylemez
çünkü bilir o kaşar zaten hep söylenen en güzel kelimeler...


Mert HEPER 26.07.2012

25 Temmuz 2012 Çarşamba

giremezsin artık hayatıma

yorgun artık kalbim
belki sevmeye bir daha niyeti hiç yok
herkes aynı
her şey
cennete uzağım artık
yeryüzündeki cennetime
ve bu sıcak havalar hep cehennemin yansıması

Mert HEPER 25.07.2012

17 Temmuz 2012 Salı

olmuyor ki

kirli ellerimle
nasıl tutayım ki o güzel ellerini küçüğüm
nasıl bakayım o güzel gözlerine
nasıl öpeyim minik dudaklarını
hayat be küçüğüm
çok acımasız yazmış yazan oyunu
bizler de oyuncu
elimizden bir şey gelmiyor ki
bazen ne kadar istesek de olmuyor ki

Mert HEPER 17.07.2012

hayat

yaşadıklarımı tahmin edemezsin dedi
hayat diye geçti aklımdan
hayat...
tutsam ellerinden
çekip yanıma alsam
çıkarsam onu o kokuşmuş iğrenç leşmiş düşüncelerden
ve yepyeni hayaller sunsam önüne
oysa şimdi sevmeyi bilmeyenlerin devrindeyiz
sesini duymayı isterken
uzak durmak zor senden
gözlerin aklımda
gözlerinin içindeki gülüş
sana beni
beni sana anlatacak kelimeler
uzun sürecek bir hasret var belki önümüzde
ama sonu
sonu beni düşündürüyor
kapatma kapıları sakın diyor okuduğum kitapta
bende bir umutla
sonu güzel olacak diye geçiriyorum aklımdan
sakın benden başkasına bakma küçüğüm
sakın benden başkasını da sevme
çok bencilim biliyorum ama
sakın benden başkasına gülme
söyleyemiyorum sana bazı şeyleri
dilim dönmüyor
hem en güzel kelimeler söylenemeyenlerdir
hem en güzel cümleler kurulamayanlar...

Mert HEPER 17.07.2012

15 Temmuz 2012 Pazar

kendime not

masumiyet...
bana masum gözüküyordu
öylesine tatlıydı ki
kafamın içindeki şeytanlar sanki ona hiç uğramamıştı
açtım bir buzbağ
yarısına geldiğimde bir başkaydı bakışları
ya da ne bileyim bir başkaydı kaçışları
hiç görmediğim bir yanını gördüm
ve kafamın içindekiler ne güzel de yapıyorlardı görevlerini
meğer onun kafasının içindekilerle işbirliği yapıyormuş cehennemlikler...

işte o an dedim ki;
en masum görünen insanın dahi şeytana uyacağını unutma ve unutma tekrar tekrar hatırla...

Mert HEPER 15.07.2012

sahip çıkmalısın özgürlüğüne

sahip çıkmazsan özgürlüğüne bugün
yarın nasıl güleceksin?
nasıl doğacak yeniden güneş?
nasıl uyanacaksın uykundan?
hadi uyandın diyelim nasıl kalkacaksın yattığın yataktan ?
sahip çıkmazsan özgürlüğüne bugün
yarın nasıl konuşacaksın?
nasıl bakacaksın aynada yüzüne?
umudun olsun bir çift gözdeki gülüş
sen sahip çık özgürlüğüne
çünkü
sahip çıkmazsan özgürlüğüne bugün
nasıl dolaşacaksın sokaklarda?
dağlarda, bayırlarda?
***
bir kır çiçeği olmayı istersin bilirim
yağmurlarda, çamurlarda dolaşmak
özgürce haykırmak içinden geçenleri
gülmek
ama doyasıya gülmek
çocuk gibi bazen
uykundan her uyandığında yeni bir ümit istersin bilirim
ümitler olsun hayatında geleceğe dair
yatağından kalktığında bir amaca doğru ilerle melisin
bir amaç ki seni sen yapmalı
sahip çıkmalısın özgürlüğüne
yarınlarda özgürce konuşa bilmelisin
demokrasinin beşiği ise bu ülke düşünmen suç sayılmamalı
aynada her baktığında yüzüne gurur duymalısın kendinle
umudun olmalı bir çift gözdeki gülüş
ve sen sımsıkı sarılmalısın sevdiğine
çünkü
sahip çıkarsan özgürlüğüne bugün
yarın sen, senin çocukların, torunların...
dağlarda, bayırlarda özgürlük şarkıları söyleyecek yine
***
hep bir umudun olsun hayatta
hep bir gülüş dudaklarında
ve bir sevgi yaşatsın kalbin
bir aşk
bırak sen o yalancı gülüşleri
gerçeği de biliyorsun zaten
vatansever olmak zor bu dolarlı günlerde
gözleri dolar insanların
hırs bürümüş, satılmış hepsi ikilemde
***
sahip çıkmazsan özgürlüğüne bugün
evet bugün son gün...

Mert HEPER 15.07.2012

10 Temmuz 2012 Salı

küçük kız

seni istiyordum küçük kız
bir bakışın yetiyordu
ama hayat bazen acımasız
olmayınca olmaz
olursa...
ahhh olursa güzel olur diye geçiyordu aklımdan
seni istiyordum küçük kız
yoktan var olan seni
gizli gizli
kendime söylemeye korkuyordum
korkuyordum işte
hem söylesem de elime ne geçecekti ki
acıyla bakan bir masum gülüş aklımda
şimdi o gülüş aynada kendi yansımam
ben
ben seni istiyordum küçük kız
sen tam kırmadan önce kalbimi
oysa ben kırılmaz artık diyordum
kırılmaz kalbim
kimseler ona dokunamaz
yanılmışım
çok yanılmışım
sen dokundun
seni istiyordum küçük kız
ama şartlar
şimdi hiç mi canım yanmıyor sanıyorsun
evet yanıyor
oysa sen bakarken gözlerime...
hayat bazen acımasız
olmayınca olmaz
olursa...
ahhh olursa güzel olur diye geçiyordu aklımdan
ben seni istiyorum küçük kız
evet hala seni
sana gelemem
sen de biliyorsun beni
***
ne sanıyorum ki ben kendimi
gel diye beklemek hata belki
ama gel be küçük kız
gel

Mert HEPER 10.07.2012

6 Temmuz 2012 Cuma

sakıncalı

bugün bana gülen yarın başkasına
en masum dediğin...
ben ki yitirmişim benliğimi
senin yitirmemeni bekleyemem
gökyüzü kaybetmiş maviliğini
senin masum kalmanı isteyemem
keşke
hayat öğretiyor işte
keşke demeyi
ve keşkeler doluyor içerilerime
göz yaşların "Allah" diye bağırırken sen
göz yaşların gerçek mi?
özel yetkili mahkemelerde mi yargılayacaksın sevgimi
al hapset ben hazırım
sevgimin bedeli buysa
sevgimin diyeti buysa
bayrak diye vatan diye canım acıyacaksa
varsın acısın
göz yaşlarım varsın öyle aksın
senin gibi yalanlarla dolanlarla değil
komünist belki düşüncem bu yüzden sevmezsin beni
ama söz konusu vatansa sonuna kadar faşistim
hem de hiç aklına gelmeyecek kadar
çünkü vatan anam
çünkü vatan babam
çünkü vatan senin inkar ettiğin ATAM
ben değerlerimle varım
senin gibi dolarla dolmaz ceplerim belki hiç
varsın zaten dolmasın
o emperyalistlerin köpeği olmam ben
kaçıp gitmem de yurt dışına sen gibi
anca sürgün edersiniz beni
sürgünler de aşka dahil değil mi?
dedim ya bugün bana gülen yarın başkasına
orospu olmuş aşklar
orospu olmuş duygular
orospu olmuş kalpler
buzlu badem
bıyıklarını kesmişsin adem
hayat insana neler yaptırıyor değil mi?

Mert HEPER 06.07.2012

5 Temmuz 2012 Perşembe

Keyifsiz

aşk
tek kelime, üç harf
basit,
yazılışı basit,
hissetmesi...
yaşaması...
sana da zor geldi değil mi?
kaçtın
kaç
git...
oysa sana şarkılar besteleyecektim
kalbimin her çarpışı sana olacaktı
karar senin
gitmeseydin
gitmeseydin bir güneş doğacaktı karanlık geceye
bir ışık
bir ışık umudum olacaktı
karıcım
karıcım İkeya Seki gibi geçtin gittin
yörüngeme bir türlü giremedin
bense tıkanırken göğüslerim
nefes almaya çalışırken sensiz
gitmenin sebebini bilmeden
meraklar içinde
***
aşk
ne siktiri boktan bir kelime
basit insanlar için
yazılışı basit
söylemesi kolay
yaşaması, hissetmesi zor
sana da zor geldi değil mi?
hiç böyle olmamıştım
çaresiz
keyifsiz...

Mert HEPER 05.07.2012

teşbihte hata olmaz

hastalıklı beynimde düşünceler sikişiyor yine
çorak bir arazide açan küçük bir çiçek gibi gözlerin
ela
ve ben kararmış bu gecede tek başıma
ne yaptığımı bilmiyorum
bir çok şeytan içimde
çıkıp İstiklal'e anadan üryan bir şair
rengarenk boyanmış
gök kuşağı misali vücudu ile
koşup, koşup daha önce hiç söylenmemiş
hiç duyulmamış kelimeleri haykırsın istiyorum
***
hastalıklı düşünceler beynimde sikişiyor yine
niye yaptın ?
özgürlüğü neden tattırdın yüreğime
oysa hapsetmiştim
oysa ben hapsetmiştim onu
hiç bilinmeyen karanlık
hiç bilinmeyen yalnız
hiç bilinmeyen kokuşmuş bir yere
ve kokuşmuşluğum kalbimin iç yüzü aslında
dışından güzel gözüken kalbimin
dışından
içine girmeye yer yok
dop dolu
bok dolu
***
hastalıklı sikişiyor beynimde düşünceler yine
küfür yok bundan sonra
rahat okuyabilirsin
terbiyeni bozacak tek kelime yok
o kadar terbiyeli
o kadar namuslusun ki
bin kişi sikse seni bana kız oğlan kızsın
küfür yok demiştim dimi
ama teşbihte hata olmaz...

Mert HEPER 05.07.2012

4 Temmuz 2012 Çarşamba

çok başka yazmıştım oysa bunu

sen benim küçük sevgilim
her gün gözümün önünde biraz daha büyüyorsun
biraz daha serpiliyorsun
senin güzelliğin beni gençleştiriyor canım
unuttuğum devrim şarkıları gibi gülüşün
ve sen gülünCHE inancım yeniden tazeleniyor
umutlarım yeşeriyor bağnaz bu ülkede
***
umut dediğin bir çocuğun gördüğü rüyaymış oysa
insan ne kadar büyürse büyüsün umut etmekten alamazmış kendini
çok başka yazmıştım oysa bunu
çok farklıydı buradan sonraki sözler
ama silmek zorunda kaldım
sen
sen de beni sildin çünkü
üstelik şu sebepten seni sildim de demedin
oysa sen gülünCHE "anlıyorum seni kırık kanatlı kırlangıç, isterdim Kastilya çeşmesine götürmek" diye geçiyordu içimden
ama dedim ya çok başka yazmıştım oysa bunu
tüm kelimeler silindi
ve benliğini kaybetti bu ülke
sensiz ben gibi
***
çok başka yazmıştım oysa bunu
aşk kelimeleri vardı tam burada
ve bunu senden başkası da okumayacaktı uzun süre
okumayacaktı sadece sen gül diye
çünkü sen gülünCHE "peşinden gidecek cesaretin varsa, bütün hayaller gerçek olabilir" diye geçiyordu içimden
işte tam buradaki sözcükler bambaşkaydı
umudum olmuştun bu yobaz devirde
***
sen benim olamayan küçük sevgilim
artık değilsin gözümün önünde
senin güzelliğin hayal olarak kalacak belki de bir ömür
devrim şarkıları bir daha belki hiç çalınmayacak ülkemde
gün gelecek buraya ülkem demeye dilim varmayacak sevgilim
kan alışları sürdükçe kansız sivri sineklerin
vızıltıları karışacak uykularıma
uykular da bir şeyler eksik olduğunda uyunmaz ki
sen gülünCHE
çok başka yazmıştım oysa bunu
sildim o şiiri ama aklımda her kelimesi
belki sen bir gün bana yeniden gülünCHE
belki bir sen bana gün yeniden gülünCHE
belki gün sen bir bana yeniden gülünCHE
çok mu zor
çok başka yazmıştım oysa bunu

Mert HEPER 04.07.2012