Ana içeriğe atla

nefes almak

gel desem
ya da gel desen
bir dua gibi anıyorum ismini
sarılmalarım geldi yine sana
gitmiyorlar zaten genelde
sarılıp alsam seni kollarımın arasına
0 yok oluş mesela
1 ise var oluş
arasında sonsuz rakam
biz oralarda bir yerde
"aşkım"
çocukluğumda hatırladığım sobanın çıtırtısı gibi

sevmelerim geldi yine seni
gitmiyorlar zaten genelde
doyamam bir kere sevmeye başlasam seni
tutabilsem ellerini
gel desem
ya da gel desen
gözlerim gözlerinin bekçisi
ve sesin kayboluşun habercisi
daha önce hiç duymadığım bir türkü gibi
içten samimi

öpmelerim geldi yine seni
gitmiyorlar zaten genelde
bırak dans etsin ellerim bedeninde
dudakların sarsın dudaklarımı
ıslak, ateşli...
kokun ciğerlerimde
"aşkım"
çocukluğumda annemin elime tutuşturduğu salçalı ekmek gibi

seviyorum seni
belki suç bu
ve ben dünyanın en suçlu insanı
ama bununla da yaşarım
çünkü seni sevmek "nefes almak"

Mert HEPER 05.07.2013

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

yolculuk

vazgeçtiğim bir ömrüm var
bunda belki benim de suçum var
bu gecenin köründe
hissizleştim
çarpan kalbimde senin sevgin var
vazgeçtiğim ömrüm
benim suçum
bu gece
hislerim...
kalbim...
boğazımda düğümlenen adın
bir tane bakmaktan vazgeçemediğim fotoğraf
ve içimde korkum var
bu gecenin köründe bana geri dönülmez bir yolculuk var

Mert HEPER 07.12.2017

yoksa!

ne olacağını bilmeden bekliyorum
mesela gidecek mi
kalacak mı yoksa
gideceğim midir acaba
otobüsler, uçaklar kalkacak
ben hızlı mı bineceğim trene yoksa
sesler karışmış, çığlıklar düzüşmüş olacak mı
mesela gidecek mi
kalacak mı yoksa
ya da hiç bilmediğim bir yolda
arabalar, atlar, kuşlar mı uçacak
bir dize daha yazacak mı ellerim acaba
ne olacağını bilmeden bekliyorum
ufka bakıyorum
marşlar geliyor dilimin ucuna
mesela gidecek mi
kalacak mı yoksa

Mert HEPER

yine yeniden

cam, bilirsin alevle şekillenir
aşk bir alevdir bu fani dünyada ve yakar insan denen ölümlü varlığı, yaktıkça şekillenir yeniden tamir olur bardağı

tamir olur tam kırıldığı yerden, elbet bir parçası eksilmiştir ama o parça belki de insanın piştikçe eksilmesi gereken yeridir

tam olur insan eksildikçe ve daha da bir pişer, yanar alevlendikçe, yandıkça şekli vermesini bilirse aşıklar tamir eder kırılan yerleri

hem tek kırılan sen misin sanıyorsun? belki karşındaki de kırıktır bir yerlerinden, kırmışsındır belki istemeden ve senin yakarak düzeltmeni bekliyordur yine yeniden...