Ana içeriğe atla

ölme çocuk

belki ileride bir gün yazdıklarımdan dolayı sürerler beni de ülkemden
neden deme Nazım'ı dahi sürmüştü bu ülke
belki de güzel günler göreceğiz birlikte
onları göndereceğiz
ki kurtuluş çok yakın
ben görüyorum aşkım
ah be canım
sen orada, ben burada şimdi
özlem içimde benim
ve seninde içinde özlem
of
ne şanslı diye geçiyor aklımdan bu özlem
hani hep birbirimizden gitmiyor ya ondan sanırım
kutu kutu pense oynardık çocukken
kutucukları istiflemişler evlerine
ayakkabısı olmayan Van'daki çocuk donarken
onlar ısınmışlar
ah be canım
seni sevmek güzel ama uzaktan olmasa diye geçiyor aklımdan
yine de gülümsüyor yüzüm
çünkü
çünkü sen
yanımda olacaksın
yanımda olacaksın sen nasıl olsa
ve tutacaksın ellerimi sıkı sıkı
bakarken gözlerine ben, dünya dönmeye devam edecek ancak bir başka
40 günlük Ayaz bebek kerpiçten evinde
adı gibi ayaz'da
daha nüfusa dahi kayıt edilmemiş
21. yüzyılda zatürreden ölürken
milyar dolarlar götürmüşler
ah be canım
şimdi sana aşkım küçük bir çocuk benim
canı yanmaya  müsait
senden başka kime emanet edebilirim ki canımı kadınım
bunlar öldürürken çocukları
ama hesabı sorulacak elbet
ölme çocuk
zaten ölmedin ki sen

Mert HEPER 25.12.2013

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

yoksa!

ne olacağını bilmeden bekliyorum
mesela gidecek mi
kalacak mı yoksa
gideceğim midir acaba
otobüsler, uçaklar kalkacak
ben hızlı mı bineceğim trene yoksa
sesler karışmış, çığlıklar düzüşmüş olacak mı
mesela gidecek mi
kalacak mı yoksa
ya da hiç bilmediğim bir yolda
arabalar, atlar, kuşlar mı uçacak
bir dize daha yazacak mı ellerim acaba
ne olacağını bilmeden bekliyorum
ufka bakıyorum
marşlar geliyor dilimin ucuna
mesela gidecek mi
kalacak mı yoksa

Mert HEPER

yine yeniden

cam, bilirsin alevle şekillenir
aşk bir alevdir bu fani dünyada ve yakar insan denen ölümlü varlığı, yaktıkça şekillenir yeniden tamir olur bardağı

tamir olur tam kırıldığı yerden, elbet bir parçası eksilmiştir ama o parça belki de insanın piştikçe eksilmesi gereken yeridir

tam olur insan eksildikçe ve daha da bir pişer, yanar alevlendikçe, yandıkça şekli vermesini bilirse aşıklar tamir eder kırılan yerleri

hem tek kırılan sen misin sanıyorsun? belki karşındaki de kırıktır bir yerlerinden, kırmışsındır belki istemeden ve senin yakarak düzeltmeni bekliyordur yine yeniden...

yolculuk

vazgeçtiğim bir ömrüm var
bunda belki benim de suçum var
bu gecenin köründe
hissizleştim
çarpan kalbimde senin sevgin var
vazgeçtiğim ömrüm
benim suçum
bu gece
hislerim...
kalbim...
boğazımda düğümlenen adın
bir tane bakmaktan vazgeçemediğim fotoğraf
ve içimde korkum var
bu gecenin köründe bana geri dönülmez bir yolculuk var

Mert HEPER 07.12.2017