Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Temmuz, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

evet

daha önce hiç yanmamıştı bu kadar canım
soluk gelmemişti gülün rengi bana bu kadar
ne kadar zormuş meğer sevip sahip olamamak
sadece ona uzaktan bakmak

Mert HEPER 28.07.2013

al işte bunlar düşüncelerim

ben sadece seni mutlu etmek istiyorum,
seni mutlu edecek insan olmayı,
bir tebessümünde kaybolmayı istiyorum,
bir sözünde senin olmayı,
her şeyi unutmak istiyorum,
geçmişi, neler olduğunu,
gözlerin beni görsün istiyorum,
ben de seni,
kalbinin atışlarını duymak istiyorum
hissetmek teninin sıcaklığını,
nefesin nefesime değsin istiyorum,
kahkahalarımız olsun herkesi kıskandıran,
sonra sebepsiz susmalarımız,
ardı sıra şefkatle bakışlarımız birbirimize,
bir sevgi var içimde,
bir sevgi var kalbimde,
sana olan seninle büyüyen,
sen bana söylettikçe bunları daha da istiyorum seni,
engel olamıyorum kendime,
olmak da istemiyorum,
sana öyle beylik cümleler kurmayacağım,
hani dünyayı yakarım filan gibi
ama gerekirse yaparım,
ben seni yaşamak istiyorum
seninle yaşamak,
seninle yaşlanmak,
al işte bunlar düşüncelerim
al işte bunlar sana olan sevgim
şimdi sen beni ne yaparsan yap
ister sev ister at...

Mert HEPER 22.07.2013


ruhum

çıkarıp atmak istiyorum
bu beden bana fazla geliyor artık
"ruhum"
koşsun özgürce kırlarda
şarkılar söylesin kerata
gökyüzü olsun
toprak
kuş cıvıltısı
"sen"
hayatıma anlam katan tek şey sensin
senin söylediklerin
ve sen gitmeye niyetlendiğinde benden
koşmak istiyorum bedenimden arınıp
"ruhum"
bir kuşun kanatları ardına takılsın
yol alsın rüzgarında
hiç olmadık bir yerde düşsün
tam senin yanına
"sen"
sen olmasan katlanamam
senin gülüşün
gözlerin mavi, yeşil
biriciğim
seni üzebilme ihtimalim bile canımı yakıyor
kıyamıyorum o pamuk kalbine
"ruhum"
sarıp sarmalamak istiyor
seni hiç bırakmamak
bir deniz kenarında dalmak uzaklara
iyot kokusu burnumda
kapıyorum gözlerimi
dalgaların sesleri
sıcaklığını hissetmek istiyorum omzumda
ve bir öpücük koymak alnına...
"kadınım"
benim olamayanım
"ruhum"
sana hasret
sana aç
sana susuz yine
dolduramaz senin yerini hiç kimse...

Mert HEPER 13.07.2013

eskiden

bir çocuk vardı eskiden, geceleri camın dibinde oturur babasının yokuşun dibindeki ışıklı yoldan gelmesini beklerdi, tam gözüktüğünde babası kızmasın diye hemen yatağına koşar, sobalı evdeki buz gibi odasındaki soğuk yatağına yatardı

bir çocuk vardı eskiden, hayata umutla sarılırdı, tek derdi küçük bir köpeği olsun da onunla dolaşıp oynasın, dualar ederdi Allah'ım ne olur bir köpek alsınlar bana

bir çocuk vardı eskiden, terli terli su içer hasta olurdu, korkmazdı ama bilirdi ki annesi ona bakacak, hemen sıcak çorbası tasta

bir çocuk vardı eskiden, karnesinde bir tane 4 geldi diye hüngür hüngür ağlayan, anne baba korkusundan değil kendine yakıştıramadığı için

bir çocuk vardı eskiden, yalan nedir bilmeyen, bir hatası olduğunda dahi evet ben yaptım diyen

bir çocuk vardı eskiden, eskide kaldı...

Mert HEPER 09.07.2013

yağmurun kokusu

içim acıdı tam şu anda
ben artık yazmam bundan sonra
alıştım zannediyordum sahteliklere
oysa...
işte tam burada içeriden bir ses geliyor
ve ben içimden "al aşkım bunu
al bununla anne ol diyorum "
sessizlik istemek
sizsislik istemek
çok mu zor
bayatlamış ekmekleri bulaşık tasında ıslatıp
kuşlar yesin "bunları" diye
döküyorum kuşluk vakti
işte tam burada içeriden bir ses geliyor
sıcaktan hep bunlar
vakitsiz gelir ölmeler
çıkmayın diyor dışarı uzmanlar
kalbin varsa çıkma
herkes dışarıda
"tecrübe"
bir kadın yalnız kalmak istiyorum diyorsa
başkasına ayırmıştır o kıymetli vaktini
yalnız değildir asla
"kalamaz" yalnız
işte tam burada içeriden bir ses geliyor
sol kolum ağrıyor günlerdir
romatizmadır diye geçiştiriyorum
belki kalbimdir
belki kalbimsin
ne güzel bir kelime
"dilimde bir kaç küfür kendime"
...

Mert HEPER 08.07.2013

özlem

eminim herkes özlüyordur birilerini
tıpkı benim gibi
özlüyordur özlemesine ama
özlemek nafile
özlemek boş bir tavır
özlenen gelmedikten sonra...

Mert HEPER 08.07.2013

fazla

sol yanlarım titriyor cumartesi günleri
üstüne senin yokluğun
kapariyi çocuklar topluyor mayınlar arasında
güneşten kararmış gözleri ile bakıyorlar gözlerime
onlar çok uzakta
"hayat"
avm'den çıktığımda gördüğüm
çöpten kağıt toplayan çocuk
o çok yakındı
sol yanlarım titriyor cumartesi günleri
ağladığını söyledin bana
ve ben anladım kıyamam senin göz yaşına
... bil
... bir kez duy
... bir kez anla beni
dizeleri yazdıktan sonra üstünü karalamak "demokrasi"
sol yanlarım titriyor cumartesi günleri
sokakta bugün herkes bana
herkes bugün bana sokakta
"olmuyor"
cümle kurmak zor
sokakta baktılar bugün bana
bu koskoca herif ne ağlıyor çocuk gibi dercesine
sordum kendime
bugün sensiz kalmışım meğer
sol yanlarım titriyor cumartesi günleri
bana bir öpücük ver
hadi kapattım gözlerimi
kirpiğimde kaldı benim de
"kurumuyor"
aklım kurmaca bir oyunun pençesinde
yalnızlık
sıkıştığım bu küçük bedende fazlası ile fazla

Mert HEPER 07.07.2013

nefes almak

gel desem
ya da gel desen
bir dua gibi anıyorum ismini
sarılmalarım geldi yine sana
gitmiyorlar zaten genelde
sarılıp alsam seni kollarımın arasına
0 yok oluş mesela
1 ise var oluş
arasında sonsuz rakam
biz oralarda bir yerde
"aşkım"
çocukluğumda hatırladığım sobanın çıtırtısı gibi

sevmelerim geldi yine seni
gitmiyorlar zaten genelde
doyamam bir kere sevmeye başlasam seni
tutabilsem ellerini
gel desem
ya da gel desen
gözlerim gözlerinin bekçisi
ve sesin kayboluşun habercisi
daha önce hiç duymadığım bir türkü gibi
içten samimi

öpmelerim geldi yine seni
gitmiyorlar zaten genelde
bırak dans etsin ellerim bedeninde
dudakların sarsın dudaklarımı
ıslak, ateşli...
kokun ciğerlerimde
"aşkım"
çocukluğumda annemin elime tutuşturduğu salçalı ekmek gibi

seviyorum seni
belki suç bu
ve ben dünyanın en suçlu insanı
ama bununla da yaşarım
çünkü seni sevmek "nefes almak"

Mert HEPER 05.07.2013

özgürlük

bir halk ayaklanması gibi içimde sana olan sevgim
her renkten, her ırktan insan oluyorum sana gelirken
"özgürlük"
ama tek istediğim bu değil
"biliyorsun
sen"
ben
seninle beni istiyorum
çünkü ben seninleyken "özgür" oluyorum
seninleyken ben oluyorum
her söylediğini sorgusuz sualsiz yapmak istiyorum
sana teslim etmek kalbimi
al bunu, son kullanma tarihine kadar senin demek
sonra olmaz diyor içimdeki ses
çok istesen de olmaz
bir halk ayaklanması gibi içimde sana olan sevgim
dış güçlerin işi değil
direkt içimden bir şey
adını koyamıyorum
tek düşündüğüm "özgürlük"
ama tek istediğim bu değil
seninle beni istiyorum
bırakayım kendimi kalbinin atışına
ve karışsın istiyorum terin terime
hiç bilmediğimiz bir yerde uyanalım
"ah sana" sevgilim demeye dilim varmayan güzel
içimde söylemek istediklerimi tuttuğum
sadece dizelerime yazdığım
karşımda olsan şimdi bilmem ne yapardım...

Mert HEPER 2.07.2013