Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

sen

yüzümde artık bir çok çizgi var
kimileri hayatın izi diyor buna
bazıları olgunluk ya da yaşlanmışlık
ben ise yaşanmışlık
sen ise o çizgilerin en derini
yakma sakın canımı
ver bana o minik ellerini
doya doya öpeyim

Mert HEPER 26.09.2013

oysa

bir neden aramıyorum
ya da her hangi bir şey
sen çıkarıyorsun önüme nedenleri
olumsuzlukları
canımı yaktığın yetmezmiş gibi
cesaretim de kırılıyor
oysa nasıldım biraz önce diye geçiyor aklımdan
çocuk gibi mutlu
umursamaz
içim kıpır kıpır
oysa şimdi
ağaçta kalan sararmış son yaprak gibi hissediyorum kendimi
tutunmaya cesaretim yok
düşsem öleceğim
oysa...

Mert HEPER 25.09.2013

kalabalık

ben bazen hiç korkmam
ama bu durum korkularımı açıklamama mani değil
aslında gece gündüze çıkıyor her sabah
ve her öğleden sonra da akşama
akşamlar yeniden geceye
ben de bazen dışarı çıkıyorum
inanamazsın
görsen gözlerinle inanamayacağın haldeyim
ve sanki hayat lisede işlediğimiz tarih dersleri gibi
bugün ise adını bilmediğim bir devleti öğreniyorum
kağıtlara dökmek isteği var şiirleri içimde
ama elime kaç zamandır kalem almadığım geliyor olmayan aklıma
sönmüş mum kokusu geliyor burnuma
yanmış kıl
ben sevmem böyle kokular
tütsü de sevmem aslında
doğal olsun isterim
hassasiyetimden bu "uzun süre önceki"
yangın çıksa yüreğimin ortalık yerinde
ki zaten yanıyor cayır cayır sen geldikçe aklıma
gelmezsen de bir sızı oluyor
sebep arıyorum sebepsiz
sen
sen zamanında kırılmış bir kızsın
ben
beni boş ver öküz gibiyim bazen
hindistan'a mı yerleşsem diye düşündüğüm zamanlar olmadı değil geçmişte
"uzak ve imkansız gözüken bir şey, bir anda yakın ve mümkün olabilir" diyor …

şimdi

o olsaydı şimdi burada
şu güvercinlere yem atardı
gülümserdi bana
bak bak nasıl da yiyorlar derdi
gülümserdim ona
daha da fazla aşk olurdu her yerde
sonra sarılırdı sıkıca
alırdım kolumun altına onu
otururduk bir bankın üstünde
ne yapsak derdimiz hiç olmazdı
her an çok güzel

o olsaydı şimdi burada
beni sevdiğini söylerdi
ben ise onu nasıl seveceğimi şaşırırdım
gözlerim dolardı mutluluktan
daha da fazla aşk kokardı sokaklar
tutardım ellerinden
o minicik ellerinden
incitirim korkusu ile nazikçe tutardım
öyle yürürdük bu ağaçların altında

o olsaydı şimdi burada
şımarırdı bana
tatlı tatlı konuşur
gözlerinin içi gülerdi bana
hadi şunu da yapalım dedikçe
içim giderdi ona

keşke
keşke olsaydın yanımda
keşke olsaydı

Mert HEPER 19.09.2013

gece saat 1

gece saat 1
sen yoksun
yok olmak da aslında öncesinde var olmayı gerektirir
yoksun diye bilmek, yokluğunu kabullenmek değildir
gece saat 1
sen yoksun
ne kadar anlamlar yüklediğimi daha iyi anlamlandırıyorum kafamda
senle olan tüm zamanımın aslında nasıl da güzel olduğunu
gece saat 1
sen yoksun
özlemek, özlemenin gerekliliğidir o çok önem verdiğinin yanında olmaması
ama özlemek değildir aslında güzel olanı, çünkü güzel olan kavuşmak
gece saat 1
sen yoksun
gel diyebilmek zordur bazen ama gitme diyebilmek kadar değil
elimde olsa ben senin yanımdan bir saniye gitmene izin vermem
gece saat 1
sen yoksun

Mert HEPER 19.09.2013

son dem

bitik bir ev var gözümün önünde
son demlerini yaşıyor
eskiden kahkahalar çınlarken
şimdi çıt çıkmıyor
bitiyor yavaş yavaş
ve farkında aslında tüm olanların
ama elden ne gelir
çaresiz
bitik bir ev var gözümün önünde
çabalasam da kar etmiyor
son demlerini yaşıyor

Mert HEPER 19.09.2013

aklımda bir sürü düşünce

ben sana yazarım, yazdıklarımın hepsini
sırf sen oku diye
bırakırım öyle ulu orta
kelimeleri saçarım bazen düzensiz bir şekilde
sen al onların hepsini
kur bana güzel bir cümle
kaybedişler acı verir bilirim
gidişler
gelemeyişler de
bazen yok oluşlar ortadan
olsun
o çocuk yine gülümser
aklımda bir sürü düşünce
yazsam onları
sen okuduğunda gülümser
sonra bana "deli" dersin
olsun
ben senin delinim

Mert HEPER 19.09.2013

çok geç

aslında aşk yokmuş
yokmuş da başka bir şeymiş bunun adı
çiçekler solmuş
hani yere düşmüş yaprakları
tutunamaz olmuş eller
birbirleri ile kavuşamaz
güneş bir türlü doğmaz
ve zaman bir türlü geçmez olmuş
***
aslında aşk yokmuş
anlatıldığı gibi değilmiş hiç bir şey
yaşamadan bilinemezmiş
gözler bir birine bakmadan
için de kelebekler vadisi olmazmış
okyanusta ki o dalga kıyıya bir türlü ulaşamazmış
***
aslında aşk yokmuş
yokmuş da bu fikri aklımıza biri sokmuş
ya da bir sebep
o da ben de küçük bir çocukken terlemiş
hep koşmuş
sonra bir gün büyüdüğünü hissedip orada durmuş
beklemiş hep sebebini bilmeden
ve hayat çekilmez olmuş
***
aslında aşk yokmuş
yokmuş da başka bir şeymiş bunun adı
birbirimizi bulmamız çok geç olmuş

Mert HEPER 18.09.2013

gel

sen geleceksin beklentisi
bahçedeki kuş gibi
yorgunluk gözlerde
sana yazdığım derinleştikçe özelleşen kelimeler
gel diyorum içimden
gel de bitsin bu hasret
kelimeler, kelimeler çoğalıyor
yazamıyorum
bir delinin kendiyle konuşmaları gibi bazen
seninle konuşmaları özlüyorum
bir gülümseme
bir sıcacık söz
bu ikisinin umudu ayakta tutuyor beni
içimde kocaman bir
sen geleceksin beklentisi
bahçedeki kuş da gitti
gel hadi

Mert HEPER 14.09.2013

özlüyorum seni

odamızın camından vuran günün ilk ışıkları
ısıtıyor nefesin içimi
uykunun mahmurluğu hala gözlerimde
hiç uyanasım yok
heyhat kalkmak yanından ne zor gelir bana
sımsıkı sarılıyorum beş dakika daha o güzel vücuduna
sen kelimelerle tarifi mümkün olmayacak kadar güzel kadınım
eskisinden daha çok özlüyorum seni
ve ağlıyorum olduk olmadık zamanlarda
adının geçmediği ama bana seni hatırlatan cümlelerde dahi gözlerim doluyor
yokluğunun takvimi acı veriyor bana

odamızın camından vuran günün ilk ışıkları
ısıtıyor nefesin içimi
özlemin git gide büyürken içimde
düşünüyorum
fazlasıyla yorgunum
fazlasıyla kırgın
fazlasıyla kirletti yalnızlık beni
vakti zamanında hafızamdan milyon kez silmek istesem de seni
sana geldi ayaklarım durmaksızın
senin de gelmeni istemedim değil hani
sen kelimelerle tarifi mümkün olmayacak kadar güzel kadınım
şimdi sana bu kadar yakınım
ısıtıyor nefesin içimi
ama ben
eskisinden daha çok özlüyorum seni

Mert HEPER 13.09.2013

Sen

belkiler vardır hayatta
belki olur
belki yaparım
belki gelir
belki gider
oysa sen
sen benim belkim değil
olmazsan olmazımsın

Mert HEPER 13.09.2013

aşkımız

bir parkta yeniden doğacak bizim aşkımız
çocuklar boyalı elleriyle aşk tohumlarını ekerken toprağa
bir isyan gibi olacak
devrim için belki
belki de özgürlüklerimizi koruma adına
çığlıklar olacak kimi zaman
canımız da yanacak bu belli
ama elbet kavuşacağız
ve bir parkta yeniden doğacak bizim aşkımız
ilk gördüğümde seni ne yapacağımı bilemeyeceğim
tıpkı ilk okulda şiir okuyan o çocuğun heyecanı gibi
kalbim yerinden çıkarcasına coşkuyla atacak
ya istiklal ya ölüm
ya benimsin ya toprağın
cümleler karışacak bir birine
kuşlar cıvıldayacak
kanat sesleri duyacağız ciğerimizde
hafifçe esen rüzgarın sesi yapraklarda
bir parkta yeniden doğacak bizim aşkımız
yeniden yeşerecek umutlar
sana kavuşmanın gücüyle bakacağım bir daha dünyaya
sanki çok uzun zaman olmuşta uzaktaymışcasına sarılacağız
hasret özlem artık her neyse
adını bilmediğimiz her duygu olacak içinde
seninle ben
bir su damlasının taşması gibi
taşıp çoğalacağız sevgimizle

Mert Heper 12.09.2013

ben seni çok sevdim

sana adadım tüm kelimeleri
sana ait
senin
sırf senin için alır oldum nefesimi
nasıl ki ay ayrılamazsa dünyadan
nasıl döner durursa kavuşmanın hayali ile
işte bende öyleyim sana kavuşabilmek için

sen benim dünyam, huzurum, mutluluğum
sen benim hiç bilmediğim çocukluğum
sen benim görmediğim, duymadığım, sesim
sen benim her şeyim oldun
bende
sana adadım tüm kelimeleri
sana ait
senin
sırf senin için alır oldum nefesimi

Mert HEPER 11.09.2013

benimsin

uyurken sana bakıp kağıt kalem almak istiyorum elime
sonra içimden geçen kelimeleri dökmek dizelere
başucunda hemen, nefesini hissederken
doyamamak güzelliğini izlemeye
***
aynıyız aslında biz seninle
sadece aynı olduğumuzun farkında değiliz belki de

Mert HEPER 10.09.2013

hayatım

biz bilmeden öyle dokunduk ki kalplerimize
tanımadan yaptık bunu
hiç görmeden
bu çok özel, yaşaması çok zor, anlatması, tarifi imkansız
biz bilmeden birbirimiz olmuşuz, birbirimizi yaşamışız
hayallerimiz, acılarımız, tutkularımız, isteklerimiz...
hep benzer, hep aynı
farklı bedenlerdeki tek ruh gibiyiz seninle
farklı zamanlardaki tek insan
ayrı şehirlerin aynı alışkanlıklarıyız
korkularımız dahi aynı
senin hayatın
benim hayatım

Mert HEPER 09.09.2013

seni seviyorum sevgilim

yosun tutmuş taş sokakta yürüyoruz
siyah giyinmişsin
ne güzelsin diye geçiyor aklımdan
rüzgar dağıtıyor saçlarını
gülümsüyorsun
küçük bir çocuğun gülümsemesini görüyorum gözlerinde
ardından beni...

eski evlerin arasında dolaşıyoruz
yerde gördüğüm çiçeği koparıp sana vereceğim ki
dur diyorsun
kopartma aşkım
daha bir aşık oluyorum sana
gülümsüyorsun
güzel bir kadının şefkatini görüyorum gözlerinde
ardından beni...

sarıyorum seni kollarımla
senin yerin benim yanım diye fısıldıyorum kulağına
yosun tutmuş taş sokakta yürüyoruz
kokusunu hissediyorum şu an dahi
benimsin biliyorum
işte huzur...

Mert HEPER 09.09.2013

canım

yeni güne gözümüzü açtığımızda yanı başımızda birbirimizi bulmanın rahatlığı ve huzuru olacak hep, bazen sen benim koynumda bazen ben senin, ya da dolaşmış olacak vücutlarımız birbirine, uyandığımızda da dudaklarımız, kelimelerimiz dolanacak üst üste, senin yanında uyanabilmenin umuduyla başlar oldum her yeni güne, sana sarılıp seni sevmenin...

senin güzelliğin bana yeni cümlelerin kapılarını açıyor hep, hem kalbinin güzelliği hemde kadınlığının, senin aklımı alan güzelliğin, zarafetin, nezaketin, beni benden alan, her halinle seviyorum seni, her davranışınla, her sözünle, sana öylesi bir aşk besliyorum ki içimde anlatsam tarifi yok, sussam bu duygulara ayıp, konuştukça eksik kalıyor kelimelerim hep, mesela bir öpücükle tamamlanması gerekiyor, ya da bir sarılmayla, bir tebessümle, içten gelen sıcacık bir seni seviyorum ile, canım aşkım, kadınım, karım, seni nasıl seversem seveyim eksik geliyor bana ve biliyorum ancak biz olunca tamamlanacak bu eksiklik, hayatıma anlam katan güzelim...

gitme

bana bu duyguları yaşatan
aşkı kalbime dolduran güzelim
sen olmasan öksüz kalır kelimelerim
bir daha yazamam
sen gidersen durur zaman
gitme
ömrüm senin olsun
ömrün boyunca beni terk etme

Mert HEPER 05.09.2013

inanıyorum

dudak dudağa konuşmalarımız olacak
göz göze bakışmalarımız
hep birlikte
söylenmemiş o kadar çok güzel sözümüz var ki birbirimize
hepsi bekliyorlar zamanlarını
ve o zamanlar elbet gelecek
o zaman anlamlanacak her şey yeniden
güneş bir başka doğacak
rüzgar bir başka esecek
yağmur bir başka yağacak
şehrim aydınlanacak seninle
dudak dudağa konuşmalarımız olacak
göz göze bakışmalarımız
hep birlikte
aşk dolacak
hem senin yüreğine
hem benimkine
hepsi bekliyorlar zamanlarını
ve o zamanlar elbet gelecek
o zaman hayat bulacak her şey yeniden
kuşlar farklı cıvıldayacak
ağaçlar da tomurcuklar açacak
gökyüzünün mavisi bir başka olacak
seninle soğuk dahi sıcak
yeniden doğmuş gibi doğrulacağız  her sabah yatağımızdan

Mert HEPER 04.09.2013

balım

içimi yakanım
minik ellerini alsam ellerimin arasına
baksam güzel gözlerine
bana hayat veren
umut veren
balım
koysam ellerini kalbime
duysan senin için çırpınışını, hissetsen
dudaklarımız yaklaşsa birbirine
ve nefesin dokunsa nefesime
balım
kollarımın arasından seni çıkartamam
öpsem öpmelere doyamam
kadınım
karım diye seni sabahlara kadar sevsem
yine de sevgimi anlatamam
balım
içimi yakanım


Mert HEPER 03.09.2013