Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Temmuz, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ne de olsa geçecek

bir babanın kızının saçlarını okşaması kadar şefkatliydi seni sevmek
ve bir o kadar da dinlendirici
içimde bir hüzün var
derinlerimde bir yerde bulmuştum oysa seni
düşlemiştim ikimizi
tenin bembeyaz
tutarım demiştim ellerini
tuttum da
ama hiç bir zaman istediğim kadar değil
oysa parmak uçlarından başlamak isterdim öpmeye
sevişirdim onlarla saatlerce
göğsümde uyuturdum seni
sen uyurken ben dünyanın en mutlu şairi
sabahlara kadar uyumaz doğururdum güneşi
ikimiz için dualar ederdim
kapardım sonra gözlerimi
sırf sen korkma diye sımsıkı sarardım bedenini

Mert HEPER 14.07.2016

geç oldu

sarılma isteği içimde sana
sen uzakta
şimdi nasıl anlatacağım bilmiyorum bu duyguyu
ama eksiğim sensiz
sensiz yarım
şimdi geç oldu en iyisi sonra yazayım
beni sen yapan yalnızlığımı

Mert HEPER 14.07.2016

sen beni unuttun belki

bir korku var içimde
yarın olmayabilir
bir veda var aklımda
bu beni bitirebilir
oysa tanklar geçiyordu sokaklardan
cumhuriyet marşları eşliğinde
sen beni ben yapan güzellik
hasretin kalbimde
şimdi seninle arşa varmak isterdim
çıkmak gökyüzünün 7 kat üstüne

Mert HEPER 14.07.2016

yoğrulmuşum

bir otobüs camında gördüm kendimi
ne kadar da çok yoğrulmuşum
olmuşum zannettim de kendimi
ben aslında hiç yokmuşum
geldi aklıma şimdi senle olduğum son an
ellerim ellerinde yanmış
sen bana bakıp da güldüğün zaman
aklım gözlerinde kalmış

Mert HEPER 14.07.2016

hadi

ne çok ölüyorum sana bir şey dememek için
bilmiyorsun
bilmiyorsun ama ben günde en az 10 kere ölüyorum
10 kere ölüyorum sırf sana bakmamak için
hadi de bana
bir kez olsun hadi
biliyorum
biliyorum nafile bu bekleyiş
sen gelmeyeceksin
susuyorsun
sen susuyorsun ve benim dudaklarım çatlıyor
konuşmak değil sarmak istiyor dudaklarını
ne çok ölüyorum sana bir şey dememek için
kendimi ne kadar zor tutuyorum
aklım, fikrim her şeyim sende
bazen kızıyorum
evet kızıyorum sana ama sen bunu bilmiyorsun
bilmiyorsun ama ben günde en az 10 kere ölüyorum
10 kere ölüyorum sırf sana kızmamak için
hadi de bana
bir kez olsun hadi
cennete çevir şu cehennem şehrimi
biliyorum
biliyorum nafile bu bekleyiş
sen gelmeyeceksin
bu yüzden susuyorsun
ve benim dudaklarım yine arıyor seni

Mert HEPER 10.07.2016

temmuzda kar

sen tarifini yapmaya doyamayacağım güzellik
şimdi ellerim dolaşsa vücudunda yanarsın bilirim alev gibi
göğüs uçların dikleşir dokundukça
sen hayatımı mahveden aşk
ben bir şairim
sana koşarım anadan üryan

Mert HEPER 10.07.2016

pişman olmayalım

özlüyorum
gözlerindeki gülümsemeyi bir başkasına göstereceksin korkusu var içimde
yaka cebimde taşıyorum tüm umutlarımı
ve bir rozete indirgenmiş ideolojiler
işte tam bu anda tenasüp yerlerinden öpüyorum
sen gülüyorsun
ben gülüyorum
güneydoğumu koparıyorlar bedenimden
lüzumundan fazla ölüyorum bu aralar
toplumla barışık değilim ama putlarla barışabilirim
iki uçak öpüştüğünde sen geliyorsun aklıma
özlüyorum
içimdeki özlemi nasıl anlatacağım ile ilgili bir fikre de sahip değilim
tıpkı sana nasıl hitap edeceğimi bilmediğim gibi
senin için mavi giydim, güven diye bana
benim için bir kere de olsa doğursan bugün
iki uçak
güneydoğum kan revan
putlar oldukça havalı
umutlarım tükenmiş
ve bir rozete indirgenmiş ideolojiler
özlüyorum
kolay değil bir Nizamülmülk olmak
seni düşünmek
ayın karanlık yüzünde abdest bozmak gibi
ölmüş cumhuriyetimin şehirlerinde marşlar söylemeye çalışmak gibi
gibi de gibi
ellerini tutmak şimdi
bakmak en derinlerine oranın, buranın
işte tam bu anda mütenasip yerlerin…

ben sessiz kalıyorum

seni bırakıp gitmek istiyorum
ama şimdi ben seni bırakıp gidersem
ben seni bırakıp gidersem başka biri gelip görecek benim sende gördüklerimi
görmesin
kıskanıyorum biliyorsun
bu benim istemsiz sana acı çektirme yöntemim
kendime de
engel olamıyorum
seni bırakıp gitmek istiyorum
ayaklarım gitmek istiyor
ellerim düşünceli
dudaklarım sende kalmamı fısıldıyor
kalbim otur oturduğun yerde diye atıyor
ama şimdi ben seni bırakıp gidersem
bir şey olacak diye geçiyor aklımdan
sana benim hissettiklerimi başka biri hissedecek gibi geliyor
sende karşılık verecekmişsin gibi
düşüncesi bile yakıyor, yıkıyor beni
seni bırakıp gitmek istiyorum

Mert HEPER 08.07.2016

avuçlarının içini yüzüme sür istiyorum

avuçlarının içini yüzüme sür istiyorum
bu "biat etmenin en kutsal ve kolay yoludur"
şimdi seni kopartmak değil sökmek istiyorum kökünden
ki kökünden sökülen çiçek zor tutar ama tutarsa katmer katmer
avuçlarının içini yüzüme sür istiyorum
öpeyim o bal kokan ellerini
keşfe çıksınlar yüzümün her yerini
ve tutayım ellerini ellerimle

ah! benim dilde hoş
kalpte tarifsiz dilberim
çok şey değil benim olmanı istiyor bu yüreğim

avuçlarının içini yüzüme sür istiyorum
bu bana "sana aitim demenin en kutsal ve kolay yolu"
sarsın o anda bedenim bedenini
ve bırak işgal etsin dudaklarım her yerini
avuçlarının içini yüzüme sür istiyorum
bırak mülteci olsun kalbin kalbime
sığınsın herşeyiyle
hem istersen ikametini de aldırırız bizim eve

ah! güzelim, yaşlı bir adamım ben
sen benim çiçeğim
bana ait tarifsiz güzelliğim

avuçlarının içini yüzüme sür istiyorum
bu "seni seviyorum"un en yalın hali
temkinli olmak denemez buna
çünkü ben tüm geceler boyu öpmeliyim avuçlarından
avuçla…

sığ

çıkarttım attım kalbimi
tam yüzünün ortasına
ben şiir yazdıkça temizlenir yüzün
yeniden açılır o kocaman gözlerin
içinde kaybolamayacağımı bilirim
şiir yazdıkça temizleneceğini düşündüğüm ülkem kirlendi
sen kirlenme
kustum
eskiden çocuklar atlardı denize Kanlıca sahilinde
boğaz da temizdi o zamanlar, kirlendi
gidebileceğimiz hayalini bile düşünmüştüm çocukluğumun sahillerine seninle

çıkarttım attım kalbimi
tam yüzünün ortasına
bana bir haller hâsıl oldu bu aralar
mantıklı bir cümle kuramaz oldum
tam burada yazacaklarım benim dahi terbiyeme sığmıyor
sen kirlenme
ben kusarım
hem sana mı soracağım, seni sevip sevmeyeceğimi?

Mert HEPER 07.07.2016

uyuma isteği

öp hadi beni
ıslak ıslak dudakların gezsin tenimde
sen öp, ben uyurum
hem de çok güzel uyurum
biliyorum
eksiklerim çok benim
belki hiç tamamlanmayacak
bak gene doldu gözlerim
öp hadi beni
beni öpersen ne güzel uyurum

Mert HEPER 07.07.2016

dilim diline hasret

merak etme
o kadar çok seviyorum ki seni
ağzına vereceğim, sonuna kadar son nefesimi
uyuyacaksın yanımda "pamuk şeker her yerin"
yapış yapış, sırılsıklam
ağlıyorsam sessizce tek isteğim senin uyanmaman
merak etme
o kadar çok seviyorum ki seni
nazikçe gireceğim, dibine kadar kalbine
uyayacaksın yanımda "bal kaymak her yerin"
yapış yapış, sırılsıklam
ağlıyorsam sessizce tek isteğim senin uyanmaman

Mert HEPER 05.07.2016

...

şimdi ben seni sevdim ya tüm dünya seni sevmeye kalkar
işin gücün yoksa uğraş dur

Mert HEPER 05.07.2016

başarılı bir girişim olmadığı ortada

özleyeceksin
özledikçe büyüyecek sevgin
sonra varacaksın farkına
o senin değil
sen de onun değilsin
işte o anda içinde delirme isteği
bir şey olacak engelleyecek seni
insanın duyguları tam bu noktada giriyor devreye
ve kelimeler tükeniyor

Mert HEPER 04.07.2016

dokunalım

gel keşfe çıkalım birbirimizi
kimsenin bilmediği limanlarımıza demirleyelim
hiç kimsenin dokunmadığı duygulara dokunalım
kapatalım gözlerimizi
ben sen olayım
sen ben

Mert HEPER 27.06.2016

l'appel du vide

son bir umut var içimde
senin biz olabilmen ile ilgili
sakallarımı tararken geldi bu aklıma
kuyudan çıkmamı belki kolaylaştırır diye geçti aklımdan
olmadı
gel keselim bileklerimizi
kanın karışsın kanıma
bu senin ben olmanın en kolay yolu
kanın kanım olmalı
kanım kanın
sen benim karım
benim malım
çok bencilim aşk konusunda
ki paylaşamam senin nefesini dahi kimseyle
olan meyveler dökülür yerlere ağaçlardan
ben oldum
şimdi yerlerde sürünüyorum
belli ki pek muntazam değilim
payıma düşen bu benim
bugün ilk yazdığım şiir yeniden kanamaya başladı
aşka aşık olmak bu işte

son bir umut var içimde
bu dünyaya bir şeyler bırakabilmek ile ilgili
sakallarımı tararken geldi bu aklıma
kuyudan çıkmamı belki kolaylaştırır diye geçti aklımdan
olmadı
ilk hissettiğimde senden küçüktüm
ben tekrar pencereye çıkınca
rüzgar düştü saçlarıma
nazikçe bir öpücük dudağıma
ne kadar da küçük gözüküyor her şey
gel diyor
geliyorum
ilk kez bu kadar eminim kendimden
büyüdüğümü hissediyorum o an
tüm dünya benden küçük
ve …

sen okursun bunu

çocuklar olsun
şiir de biraz
kitaplar vazgeçilmezim
okuyayım çocuklara
bu kadar basit hayaller
bu kadar küçük
bir oda
bir sallanan sandalye
yerde minderler
kapıda senin gülümsemen
çocuklar olsun
hikayeler, masallar
renkler
bu kadar basit hayaller
bu kadar küçük
sen ol, ben olayım, biz olalım
bir kış sabahında uyanalım
çocuklar olsun
kahkahalar
sımsıcak sarılmalar
şiir de biraz
kitaplar vazgeçilmezim
kollarımın arasına alayım hepinizi
sevgimle sarayım
okuyayım çocuklara
sen de benim çocuğum ol
bu kadar basit hayaller
bu kadar küçük

Mert HEPER 03.07.2016

ne tuhaf

ben güldüm
Muhyiddin güldü
büyük babamın kazağı üzgündü
çünkü büyük babam onu uzun zamandır giymedi
büyük babam ben daha küçük bir çocukken öldü
ne tuhaf ölünce bir çukura atıyorlar insanı
geride kalıyor eşyaları

ben güldüm
Muhyiddin düşünceli
büyük babamın kazağı aynı
hiç olmamış bir merhaba
içimde gözlerimi senden kaçırma telaşı
ne tuhaf aşık olunca bir çukura atıyorlar insanı
geride kalıyor tüm yaşadıkları

ben düşünceli
Muhyiddin üzgün
büyük babamın kazağı
bulamıyorum nereye koyduğumu
kayıp mı ettim sorusu aklımda
ya da çok mu özledi büyük babamı ziyarete mi gitti
ne tuhaf çukurlar soğuk, yapayalnız
üşüyordur belki

ben üzgün
Muhyiddin aynı
büyük babamın kazağı
elin elime değdi
kalbim çıkacak gibiydi gezmelere ki gezmek seninle ne büyük lütuf
başkalarının yaptıkları hayal bana
ne tuhaf nefes alıp vermeye yaşamak deniyor
oysa...

ben aynı
Muhyiddin
büyük babamın kazağı
anlatacak pek bir şey yok son zamanlarda
senin hayalin ve ettiğimiz lakırdılar dışında
geldiği…

üçleme

bir kablonun kopması zor
damarlarım soğuk
yalnızlık
haddini bil!
oysa çok aşık oldum
kuşlar var kitaplığımda
raflar yanıyor
kelimeler uçuyor yeryüzünde
kabir soğuk
zina
devriliyorum, kedi tırmaladı
ışıkları kapıyorum, o kadehten içtim zehrini
uyumak istiyorum, soğuk sokağın kaldırımları
ben seni her an takip ediyorum
çiçekler dahi secdeye varıyor
sonra sen
sigarandan bir duman daha al
kilo vermek lazım
boynumda bir ağrı
bana kalan senden memelerinin uçları
oysa sabaha kadar kalkmayacaktın üstünden
at binmek gibiydi seni sevmek
sen asi
ben sahip
haydi gel, daha önce yaptın, gene yapabilirsin
başkasına gitme, daha önce gittin, gidebilirsin
rabbim duy sesimi
çok şey değil biz olmayı istedim onunla
rabbim bak sakallarımda uzadı
belki vardır kılda bir keramet
rabbim ben iyi bir kul olamadım
sen beni affet
kahvaltımı ettim sonra

Mert HEPER 02.07.2016