Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

yine yeniden

cam, bilirsin alevle şekillenir
aşk bir alevdir bu fani dünyada ve yakar insan denen ölümlü varlığı, yaktıkça şekillenir yeniden tamir olur bardağı

tamir olur tam kırıldığı yerden, elbet bir parçası eksilmiştir ama o parça belki de insanın piştikçe eksilmesi gereken yeridir

tam olur insan eksildikçe ve daha da bir pişer, yanar alevlendikçe, yandıkça şekli vermesini bilirse aşıklar tamir eder kırılan yerleri

hem tek kırılan sen misin sanıyorsun? belki karşındaki de kırıktır bir yerlerinden, kırmışsındır belki istemeden ve senin yakarak düzeltmeni bekliyordur yine yeniden...

yoksa!

ne olacağını bilmeden bekliyorum
mesela gidecek mi
kalacak mı yoksa
gideceğim midir acaba
otobüsler, uçaklar kalkacak
ben hızlı mı bineceğim trene yoksa
sesler karışmış, çığlıklar düzüşmüş olacak mı
mesela gidecek mi
kalacak mı yoksa
ya da hiç bilmediğim bir yolda
arabalar, atlar, kuşlar mı uçacak
bir dize daha yazacak mı ellerim acaba
ne olacağını bilmeden bekliyorum
ufka bakıyorum
marşlar geliyor dilimin ucuna
mesela gidecek mi
kalacak mı yoksa

Mert HEPER

demokrasiktir

seni, sen olarak seviyorum
hani kollarımın arasında, boynumun altında olduğun an
çok sihirli
korkuyorum
çözersem korkmak başka korkular doğurur
padişahın ölümü yakın

seni, sen olarak seviyorum
gözlerin gözlerimde, en derininde olduğum an
çok güzel
biraz cesaret
memleketi sırf senin için kurtarayım diye
padişahım çok yaşa

Mert HEPER

bir torba incir

içimde incir ağacı mı çıkacak?
oysa ben son kuruşu bitirmiştim
nefret bu kadar mı büyük olmalıydı?
bir torba iniciri mahvettim

Mert HEPER

düşümde

göğe düşmeyi düşledim düşümde
bu rüyada, rüya gördüğünün farkına varmaktan da öte
abdestim kaçtı
köpek havladı
pişik oldu apış arası
sıcak bir gece, sıcak bir günden daha beter
sevgilim dur, gitme, yeter...

Mert HEPER

kördüğün

duymuyorsun sesimi
sana sessiz çığlıklar atıyorum
düğüm salonlarında çözülmez hiç bir şey
kördüğün
nasıl giyin o kıyafeti
sen miydin gördüğüm?
şimdi aynaya bakmak, beni benden almaktır
kalbim patladı
kan revan içim
ayın karanlık yüzünden bile daha görünmezim
gidiyorsun
bunu neden yapıyorsun?

Mert HEPER

yapma

sana beni hatırlatan her şeyden uzaklaştığını hissediyorum
aslına bakarsan iyi ki bir şeyler hissediyorum
havaya bakıyorum
bana bakıyor hava
karanlık
hissedememe gibi bir sorunum da olabilirdi
ki ben fazlası ile hissediyorum
mesela kapıyorum gözlerimi
nefesini tenimde hissediyorum
kokun
beni sev istiyorum
çünkü beni sevmen seni sen yapar
beni sevmen beni kötülüklerden korur
sonra
sana beni hatırlatan her şeyden uzaklaştığını hissediyorum
yapma
yere bakıyorum
bana bakıyor yer

Mert HEPER

lüzumsuz

çoraplarım kokuşmuş
topladığım koruklar buruk
biz hiç olmayacak sloganlar atmışız sokaklarda
olmamış
olmadı

oysa el ele yürürdük seninle sokaklarda
sevdamızın en güzel günlerinde

şimdi felç oldu
sessiz
lüzumsuz bir tavır bu "bana"

Mert HEPER

bitti dedi

hançeri sapladı sırtıma
damarlarımda bir sızıntı
en son ne zaman böyle olmuştum
olmadım

devlet bizi terk etmediği günlerde
gülümser, gezer ve biraz da ağlardık
sevişmek yasaktı hep orta yerlerde
biz onla aşkı birbirimize bakarak anlatırdık

hançeri sapladı sırtıma
damarlarımda bir anırtı
eşeklik ettim biliyorum ama
"hiç olmadım"
kapıları kitlemez idik çocukken
kapamaz idik arka bahçemizi
elimizde mısır
elimizde salçalı ekmek
kulağımızda annemizin hadi eve sesi

hançeri sapladı sırtıma
ki daha önce damarlarımda olmamıştı bu his
gitmek buradan ne kadar nefis
bitti
bitti dedi
devlet terk etti sonra bizi
gülümseme bitti
gezemedik hiç
ağladım
sevişmek eski bir hatıra
düşünmeyi dahi yasakladın
damarlarım kanıyor
ben sana kanıyorum
sabah oluyor dilimde ismin
bitti
bitti dedi
sonra terk etti

Mert HEPER

öldüm

sen
yemyeşil gözlerinle bana bakarken
ben
verdiğin umutla ülkeyi kurtarıyordum
sen
bir sözünle beni adam yaparken
ben
ütopyaların peşinde koşuyordum
sen
bana gülümsediğinde
ben
ülküm uğruna savaş veriyordum

şimdi...
yoksun...

sen yoksun
kurtarabileceğim bir ülke kalmadı
sen sustun
ütopyalar başıma yıkıldı
sen gülmüyorsun
ülküm...
öldüm...

Mert HEPER


yoksun

bugün düşündüm
yeniden ellerini tuttuğumu
gözlerinin en derininde kaybolduğumu
mis kokun sarmış her yanı

sonra açtım gözlerimi
baktım etrafıma
yoksun...

Mert HEPER

cayır cayır

sana ben bunları daha önce hiç bilmediğim bir yerden yazıyorum
ve ben seni her gördüğümde hiç bilmediğim bir yerden düşüyorum
dökmek istiyorum sözlerimi kalbine
umudum hep senin ellerinde
bildiğim şarkılar bir anda çıktı aklımdan
duvarlar yıkıldı önümde seni gördüğümde
bu bir yangın, bu bir ateş, bu bir alev ve ben tam içinde, tam ortasındayım
gönüllü olarak ben cayır cayır yanıyorum

Mert HEPER

düşüyorum

Düştüğümde beni tutacak mısın sorusu var aklımda
tutacak olsan düşmemi beklemezdin diyorum ardı sıra
ben düşüyorum
düşerken dahi seni düşünüyorum

Mert HEPER

bilmiyorum

ben bugün sabahı görür müyüm?
bilmem bir kaç saatte ölür müyüm?
içim yangın yeri, üstüm kan revan
yaşananların hepsi mi yalan?

ben bugün sabahı görür müyüm?
çok uzakta bir yerdeyim
aşktan vazgeçer miyim sandın
ölsem bile sensiz ölür müyüm?

ben bugün sabahı görür müyüm?
senin için yaşayan bir ölümlüyüm
hayat kısa, yollar uzun, sevda büyük
bilmiyorum, bilmek istemiyorum sabahı görür müyüm?

Mert HEPER

çok öteye

bilseydim vazgeçeceksin
hiç durmazdım buralarda
düşünmezdim yarınları
katlanmazdım sahtekar insanların yalan konuşmalarına
giderdim kendimden çok öteye

bilseydim vazgeçeceksin
hayaller kurmazdım olmayacak düşlere
umutlar bağlamazdım bitmeyen gecelerin sabahlarına
katlanmazdım bu soğuğa, bu karanlığa, bu pisliğe
kokuşmazdım
giderdim kendimden çok öteye

Mert HEPER 1.09.2018

tam zamanı diye fısıldadı muhyiddin

yine kaldım muhyiddin ile baş başa
özlemiş belli
durmadan konuşuyor deli
tam cümleye gireceğim tıkıyor ağzıma kelimeleri

yine kaldım muhyiddin ile baş başa
büyük babanın kazağı diyor gözleri doluyor muhyiddin'in
yapma diyorum beni de ağlatacaksın
muhyiddin bakıyor
muhyiddin öyle bir bakıyor ki
muhyiddin
o bakış bana çok şey anlatıyor
muhyiddin bakıyor sanki o an dünya duruyor
tövbe haşa diyor muhyiddin
hep en zor anda geliyor muhyiddin

ben güldüm, muhyiddin üzgün
büyük babamın kazağı...
yine kaldım muhyiddin ile baş başa
hava soğuk
biraz da ıslak
susmuyor beynimin içinde muhyiddin
sabah diyor nasıl olacak?
ya akşam
ya sonra ki gün
göz göze geliyoruz
bakma diyor öyle muhyiddin
biliyorum diyor yanıyor canın
yine kaldım muhyiddin ile baş başa
büyük babamın kazağı nerede?

Mert HEPER 1.09.2018